AnasayfaŞöyle Böyle › 17 Ağustos…

17 Ağustos…

Yıl 1999. Adapazarındayım. Tabi o zamanlar küçüğüz. Sokakta top oynar, meyve bahçelerine girer erik, kiraz elma ne varsa göz hakkı deyip alırız. Akşamları o kadar rahat değiliz, haliyle küçük olduğumuzdan gece sokakta kalmamızı istemezler her evin büyüklerinde olduğu gibi bizimkilerde. İnternet yok o zamanlar, herkes dışarı da çekirdeğini alıp gezer, internet’de karı düşürürüm demez. Komşularına gider, messencır’dan kamera açıp el sallamaz, selam söylemez. Facebook’dan şuradan buradayım demez. Tarih 1999. Bazen evden akşam çıkmak için izin alıp yan sokağa, şimdi yolda gördüğünde selam dahi vermeyen kızlar ile birlikte saklambaç oynamaya çıkarız. Her yerde lamba olmasa da o kör topal bir şekilde oyunumuzu bitiririz. Keyifli olur o zamanlar, çocuğuz, işe gitmiyoruz, sadece sınav derdi var. Onu da bir şekilde atlatıyoruz zaten. Tarih işte 1999.

17 ağustos gecesi her zaman olduğu gibi dışarıdayız. Bugün hava gerçekten patlayacak derecede sıkıntı. Sahadayız top oynuyoruz çocuklar ile. Bizim bencil eleman yine döktürüyor. Ah birde pas atsa. At ulan biraz pas at ‘ da gol atalım. Su içiyoruz terli terli, derken eve dağılıyoruz. Eve geliyorum ve sızıp kalıyorum. Ufacık bünyem neye dayanacak zaten. Sol ayaklı olduğumu yazmayı unutmuşum. Uyuyorum kalkıyorum sıcak, su içiyorum yatıyorum,sıcak…

Ev 4 katlı teyzemler oturuyor yukarıda. Onlarda yeni eve başladılar, evleri bittiğinde kendi evlerinde kalacaklar ki bir süre bizde kalmalarında hiç bir problem yok. Neden olsun? Onlarda bizim canımız kanımız. Gece artık o büyük olayın saatlerine geliyoruz. Hafif bir ses geliyor, ses ama ne ses. Yatak sallanıyor, kundakta uyuyan bebekler’in yerinde hissetmem normal. Bakıyorum babaannemin kucağındayım. Ne oluyor diyorum, yat oğlum yat uyu sen diyor. Bir hamle ile dışarıya çıkıyoruz Babaannemin kucağında. Evin karşısında ki sokak lamba direğinin yere yan yatıp kalktığını görüyorum ve ürperiyorum. Çıplak vaziyetteyim, hava patlar derecesinde. Önümde ki yerin açılıp kapandığını da gördüm, evet evet açılıyor kapanıyor. Babam içeride. Babaaa! Babaaa! diye bağırsam da yok çıkmıyor adam. Çıkamıyor. Televizyon’un düşmesi sersemletmiş adamı. Babaannem bağırıyor, ben bağırıyorum. Teyzemler’de bir yandan 4.kattan inmeye çalışıyor. Düşüp yuvarlanmış vaziyette. Teyzemler, babaannem ve ben dışarıdayız hala Babamı bekliyoruz. Çıkmıyor, derken sonunda rahatlıyoruz. Televizyon’un babamın kafasına düşmesi biraz sersemletmiş olmalı diye düşünüyoruz -sonradan öğrenerek- tabi asıl sebebinin bu olmadığı çıkıyor ortaya. Abim ve annem memlekette -yurtdışı- olduklarından merak etmesinler biz iyiyiz yola çıkmayın demek için telefon ettiğini öğreniyoruz.

Derken sabaha kadar uyku yok, bahdaniye alabilmiş bizimkiler, bizim her zaman maç oynadığımız yerde kurulup bekliyoruz olanları. Deprem olmuş, deprem nedir bilmem ben. Öğreniyoruz. Sabah oluyor, yardım kamyonları akın akın geliyor herkes aç susuz eve girebilen yok. Korku var. Panik havası… Yıl 1999

Çok şükür o günleri de atlattık, içimi biraz olsun rahatlatmak için yazdım bu yazıyı. Depremde vefat eden yakınlarıma, dostlara, kardeşlerime, yaşıtlarıma herkese Allah gani gani rahmet eylesin diyorum.

Bugün 17 Ağustos Yaşamak Gelmiyor İçimden.

Yazar : EagLe

91 Sakarya doğumlu olan ben, bu güncel blogda çeşitli paylaşımlar sunmaktayım. Henüz html + css gibi web tasarım için gerekli bilgileri öğrenmemiş olsam da paylaşmak güzeldir.

Dikkat;

Konu ile alakasız yorumlar silinir.

1 Yorum.[Yorum yazın]

  1. zafer yılmaz

    o günleri mağlesef atlatamadık,hala yüreğimizde acısı duruyor…

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

9.550 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress

Sorunun cevabını ver bakalım * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Reklam Alanı

sakarya bayan kuaförü

Son Yorumlar

Sponsor Reklamlar